Dünyada bir ilk oldu! 38 yaşında ve 195 ülkenin tamamını ziyaret etti

Uçak 6 Ekim 2019 günü Seyşel Adaları üzerinde inişe geçtiğinde, Jessica Nabongo şu hayatta çok az kişinin yapabildiği bir şeyi başarmanın haklı gururunu ve heyecanını yaşıyordu.

Uganda asıllı ABD’li seyahat influencer’ı Nabongo, dünya üzerindeki tüm ülkeleri ziyaret etmiş sayılı insandan biri olarak tarihe geçti. Üstelik bunu yapmayı başaran ilk Siyahi kadın oldu.

Yolculuklarının sonuncusu olan Seyşeller uçuşunda Nabongo’ya ailesinden ve arkadaş çevresinden 28 kişi eşlik etti. Hepsi de bu özel günde Nabongo’nun yanında olabilmek amacıyla o uçağa binmişti.

Nabongo 450’den fazla uçuşun ve 1 milyondan fazla hava milinin sonunda, dünya üzerinde Birleşmiş Milletler tarafından tanınan 195 ülkenin tamamına ayak basmayı başardı.

Bu rekor kolay kolay elde edilmedi elbette. CNN Travel’a yaptığı açıklamada yılda ortalama 170 uçak yolculuğu yaptığını ve zaman zaman pes etmeyi düşündüğünü belirten Nabongo, “Birçok sefer paniğe kapıldım ve ‘Aman Tanrım, bu iş bir fiyaskoyla mı sonuçlanacak’ diye düşünmekten kendimi alamadım” dedi.

Nabongo son seyahatinin ardından bu akıl almaz macerayı anlatan bir kitap da yazdı. Popüler blog’u “The Catch Me If You Can” (Yakalayabilirsen Yakala) ile aynı adı taşıyan kitap, Nabongo’nun bir ülkeden öbürüne sonu gelmeyen seyahatlerini anlatıyor. Kitapta Nabongo’nun ziyaret ettiği 195 ülkeden 100’üne odaklanılıyor.

 
 
 
Bu gönderiyi Instagram’da gör

Jessica Nabongo ???????????????? (@jessicanabongo)’in paylaştığı bir gönderi

5 AY GECİKME OLDU AMA GÜZEL OLDU

Coğrafyaya çok ilgili olduğunu belirten Nabongo, 2016 yılı itibarıyla zaten 60 ülkeyi çoktan ziyaret etmişti. Bununla birlikte tüm dünyayı dolaşma fikrini 10 yıldan fazla süre boyunca kafasında ölçüp tarttığını ifade eden Nabongo, “Nihayet 2017’de bunu 35’inci yaş günüme yani 15 Mayıs 2019’a kadar yapmaya karar verdim” dedi.

Peki kendisine çizdiği bu takvimi tutturabildi mi? Nabongo bu soruyu da şöyle yanıtladı:

“Seyahatlerimi doğum günümden 5 ay sonra tamamlayabildim. Ama bitiş tarihi babamın doğum günüydü. Babam benim 19’uncu yaş günümden sadece iki gün sonra vefat etti. Dolayısıyla onu bu şekilde sürece dahil edebilmek güzel oldu.”

Detroit doğumlu olan Nabongo, “The Catch Me If You Can”i yazmaktaki sebeplerinden birinin dünyadaki tüm ülkelere ayak basan 400 kadar insan arasında Siyahilerin bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az olması olduğunu da sözlerine ekledi.

Kitabında kendi çektiği fotoğrafları kullandığını hatırlatan Nabongo, “Dünyayı beyaz erkeklerin penceresinden görmeye çok alışkınız. Ve bu farklı bir şey. Dünyada farklı insanlar olarak var oluşumuz benzersiz tecrübeler içeriyor. Ama aynı zamanda benim insanlığı nasıl gördüğümde, insanlığa duyduğum saygıda da büyük farklar var” dedi.

Nabongo, çoğu turistin radarında olmayan Afganistan, Pakistan gibi destinasyonları mümkün olduğunca hassasiyetle yansıtma ve buralara ilişkin önkabulleri yıkma sorumluluğunu hissettiğini de belirtti.

Nabongo, ABD’de 14 Haziran’da raflarla buluşan kitabında, Siyahi bir kadın olarak seyahat etmenin ne anlama geldiğine de değiniyor. Kitapta şu satırlar yer alıyor: “Bu bizim varlığımızı normalleştirme meselesi çünkü 2022 yılında bile çoğu zaman 300 kişilik bir uçaktaki tek Siyahi ben oluyorum. Günlerce seyahat edip derisinin rengi benimkine benzeyen insanlarla hiç karşılaşmadığım zamanlar oluyor. Benim misyonum bir alan açmak. ‘Buradayız ve buraya aitiz’ demek.”

INSTAGRAM’DA PAYLAŞIM YAPMAK İNCELİK İSTİYOR

Nabongo seyahatlerine başladığında sosyal medya yaygınlaşmaya başlamıştı ancak henüz bugünkü kadar nüfuzlu değildi. Eski bir Birleşmiş Milletler çalışanı olan Nabongo, başarılı bir blog’a ve Instagram’da 200 binden fazla takipçiye sahip olmanın,  seyahatlerinde birçok avantajı beraberinde getirdiğini söyledi.

Bununla birlikte özellikle hassas bölgelere ilişkin paylaşımların etkisinin her zaman olumlu olmadığını da sözlerine ekleyen Nabongo, “Hawaii’nin Maui adasında inanılmaz bir orman buldum. Ama fotoğrafını paylaşırken konum bilgisi etiketi eklemedim çünkü bunun o ormana neler yapabileceğini biliyordum. Bir influencer olmak ya da nüfuz sahibi bir insan olmak, paylaşımlarınız konusunda fazlasıyla dikkatli olmanızı gerektiriyor. Benim için gittiğim yerlerin korunması çok önemli” diye konuştu.

 
 
 
Bu gönderiyi Instagram’da gör

Jessica Nabongo ???????????????? (@jessicanabongo)’in paylaştığı bir gönderi

ÇOK PAYLAŞILAN YERLER HÜSRAN OLUYOR

Nabongo, gidilen yer hakkında önceden çok fazla bilgi sahibi olmamak diye tanımlayabileceğimiz “körleme seyahat” kavramını çok özlediğini ve modern dünyada bunu yapmanın imkansızlaştığını da anlattı.

Bu kaybın etkisini en güçlü hissettiği yerlerden birini Peru olduğunun altını çizen Nabongo, bu ülkeyi ziyaretinin kendisini biraz hayal kırıklığına uğrattığını söyledi ve ekledi:

“Tarihi eserlerin çoğunun fotoğraflarını önceden görmüştüm. Machu Picchu’ya gittiğimde, ‘Tıpkı resimlerdeki gibi’ diye düşündüm. Bali gibi, Fas gibi yerleri düşündüğünüzde herkes aynı destinasyonlara gidiyor ve aynı şeyleri yapıyor. Bu bana ilginç gelmiyor. Bir de Yemen, Afganistan, Güney Sudan gibi ülkeler var. Buralar insanların turizm anlamında çok değer vermediği yerler ve ben bu ülkelerde inanılmaz zamanlar geçirdim. Kitabımın buralara dair önyargıları azaltacağını umuyorum.”

“BU SENİN İÇİN DEĞİL BİZİM İÇİN”

Ancak zaman zaman inancını yitirdiğini ve listesindeki son ülke olan Seyşeller’e ulaşıp ulaşamayacağını sorguladığını da belirten Nabongo, “Ama o noktada yolculuğum kendi hedefime ulaşmanın çok ötesine geçmişti. Takipçilerime asla ziyaret etmeyi düşünmeyecekleri yerleri gösteriyordum” dedi.

Batı Afrika ülkesi Mali’ye vardığında sabrının taşma noktasına geldiğine ifade eden Nabongo, yerel halktan birinin sözleri sayesinde yoluna devam etme gücünü yeniden kazandığını şöyle anlattı:

“Tanıştığım kişilerden biri, ‘Senin için değil, bizim için’ dedi. Bu çok önemli bir dönüm noktası oldu. Çünkü takipçi sayım çoğaldıkça, insanlar bana e-postalar ve DM’ler yolladıkça, yolculuğun benden çok daha büyük bir şeye dönüştüğünü fark ediyordum. Orada tanıştığım adamlar finiş çizgisine ulaşmama gerçekten yardım ettiler.”

Nabongo, ABD pasaportuna sahip olmanın önünde birçok kapıyı açtığını ancak aynı zamanda Uganda pasaportuna sahip olmanın da işini çok kolaylaştırdığını söyledi. 40 ülkeye Uganda vatandaşı olarak girdiğini ifade eden Nabongo, “Çift pasaportlu olmak çok işime yaradı çünkü Amerikalıların örneğin İran’a girmesi çok zor. Aynı şekilde ABD vatandaşlarının Kuzey Kore’ye girmeleri de çok sınırlı durumlarda verilen istisnalar hariç yasak. Ama Uganda pasaportum sayesinde bu ülkeye gidebildim. Bu benim gizli silahımdı. Sadece ABD pasaportum olsa muhtemelen yolculuğumu Ekim 2019’da bitiremezdim” diye konuştu.

“ÖNCE KENDİNİZE ‘NEDEN’ DİYE SORUN”

Nabongo’nun ve Nabongo gibi gezginlerin başarısı, birçok başka kişiye dünyadaki tüm ülkeleri ziyaret etme konusunda ilham oldu. Ancak Nabongo bunun herkese göre bir iş olmadığının altını çizdi.

Bu yolculuğa çıkmayı planlayan gezginlerin en başta kendilerine “Neden” sorusunu sorması gerektiğini ifade eden Nabongo, “Çünkü finiş çizgisine ulaşmanızı sağlayacak şey bu motivasyondur” dedi. Kendi hikayesinin başka kişileri hayallerinin peşinden gitme konusunda yüreklendireceğini umduğunu da belirten Nabongo, şöyle devam etti:

“Ben herkesin dünyadaki her ülkeyi görmekle ilgilendiğini düşünmüyorum. Ama insanların bilmesini istediğim şey şu: Yapmak istedikleri şey her neyse, bunu yapmak için gereken her şey içlerinde. Ve ben inanılmaz bir şey yapıp dünyanın her ülkesine gidebildiysem, herkesin hayalinin de ulaşılabilir olduğuna inanıyorum.”

 
 
 
Bu gönderiyi Instagram’da gör

Jessica Nabongo ???????????????? (@jessicanabongo)’in paylaştığı bir gönderi

DÜNYANIN HER YANINDA ARKADAŞLARI VAR

“The Catch Me If You Can” isimli kitabında Nabongo, seyahatleri sırasında tanıştığı yabancıların nezaketleriyle ilgili hikayeler de anlatıyor.

CNN Travel’a yaptığı açıklamada Nabongo, “Dünyanın her yerinde arkadaşlarım var” derken kitabı yazmanın bu kişilerle olan bağlarını yeniden kurmaya yardımcı olduğunu da sözlerine ekledi.

Nabongo şöyle devam etti:

“Gerçekten harikaydı. WhatsApp’ımı ne zaman açsam 20 farklı ülkeden insanlardan mesajlar geldiğini görüyorum. Tabii ki herkes en başta yabancı. Ama buna açık bir insansanız kolayca yeni arkadaşlar hatta yeni aileler edinebilirsiniz. Benim için yuva insanlarla ilgili bir şey değil. Bence bu yüzden seyahat ettiğimde insanlara çok yakın hissediyorum kendimi. Çünkü dünyanın her yerinde kendime küçük yuvalar inşa ediyor gibiyim.”

PANDEMİ İNSANLARI NASIL DEĞİŞTİRDİ?

Nabongo dünyanın tüm ülkelerini ziyaret etmenin zorlu bir iş olduğunu ancak kitabını yazmanın seyahate kıyasla çok daha zorlayıcı oluğunu belirtti. Kitabının insanlara nezaket konusunda ilham vermesini istediğini de söyleyen Nabongo, pandeminin başlangıcından sonra bu konuda bir değişim gözlemlediğini de vurguladı.

Nabongo, “Önce sevgi ve nezaket hakimdi, sonra her şey bir çılgınlığa dönüştü. Bu günlerde uçaklarda insanların kavga ettiğini, birbirlerine gerçekten kaba davrandıklarını görüyorsunuz. İlk 4 ila 6 ayda geçerli olan o sevgi ve insanlık yoğunluğunun maalesef dağıldığını düşünüyorum” derken bunun kendisini zaman zaman hayal kırıklığına uğrattığını belirtti.

Ancak kendi yaşadığı nezaket örnekleri sayesinde cesaretini yeniden toplayan Nabongo, gittiği her yerin güzelliklerini aramaya devam ediyor.

 
 
 
Bu gönderiyi Instagram’da gör

Jessica Nabongo ???????????????? (@jessicanabongo)’in paylaştığı bir gönderi

SIRADA ABD’NİN EYALETLERİNİ TAMAMLAMAK VAR

Dünyanın tüm ülkelerini ziyaret etmenin seyahat tutkusunu daha da artırdığını belirten Nabongo, kitabının yazım aşamasında “mutluluk mekânı” olarak tanımladığı Senegal’e bir yolculuk daha yaptı. Şimdi ise başka bir hedefi tutturmaya ve ABD’nin tüm eyaletlerini tek tek ziyaret etmeye çalışıyor.

Ancak bu hedefinde kendine sınırlamalar koymadığını da belirten Nabongo, “Gitmediğim 6 eyalet kaldı ama acelem yok. Sırası gelince bu işi de halledeceğim” diye konuştu.

CNN Travel’ın “She’s visited every country in the world. Here’s what she learned” başlıklı haberinden derlenmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.